21 Mart 2016 Pazartesi

 'Yani gideceksin. Beni bile ezdin. Beni bile bezdirdin. Parçalarken yakamı gözlerim az yaşlı, nefretle bağlanıyorum ismine. Kimseye söylenmemiş bir şey bulamadığımdan belki; susuyorum. İnsan gecenin bir yarısı tere gömülürken neden hatırlar ki attığın kazığı? Çok karakterli harflerle bezenmiş özensiz cümlelerdi söylediklerin aslında. Altını çize çize tekrarladıklarının anlamı yoktu. Hep bir dumanın ardından sözlerine bakıyordum. Buruşturduğum yüzümde her filmden bir sahne var, bakmıyorsun. Ölüm kadar bulanıksın. Ölüm kadar herkese birsin. Hiçbir önemim yok. Ve sen, zamanı bile aşağılıyorsun.
Yanlış kelimelere düştü çocuklar korkmadan, kanamadan. Devrilen fincanlar gibi nazik kırıldılar. Ben plastiğim, bana bir şey olmadı. Duvarda yankılanan taşın sesi, pencereden sızan lanet ışık, ağrıyan bacaklarım, ensemdeki ter de beni terk eder. Senin adın geçtikçe geçiştiriliyor bazı şeyler. Sıkışmadığı için huzursuzdur boşluğa gömdüğün kelimeler.Ağzımdan fışkıran sevgisizliğin; en son kime yalan söylemiştim, hatırlamıyorum. Ben bezmişim. Ben tahammülsüzüm. Ben yoruldum. Kedi gibi gerinip olduğum yerde yuvarlandım ben. Benim kuyruğuma senin yokluğunu bağlamışlar.Bana ait bir anın da yokmuş üstelik. Şimdi kimleri hatırlatır güneşli günler, bilmiyorum. Senin hayatın yalan, benim hayatım fabl. Kamyon geçse sıçradığımız bir tedirginliğin içerisinde, sana hissiz elimi uzatıyorum. Elimi tutarsan koşacak gücü bulurum belki. Gider bir arka bahçeye düşerim. Kemirsin beni kimsesizlik. Yalnızlığımın farkında bile olmadan yaşamadık mı? Bunlar senin kötü günlerin, şunlar benim kötü günlerim. Kapışalım. Belden aşağı da vur, acımam.
Tırnağını geçirmişsin sırtıma. İstesem giderim. Ama her gün yeni bir katil bulamıyorum kendime. Kimse senin kadar istikrarlı okumadı canıma. İzi kalacakmış, kalsın. Seni katil kargalar bile alkışlamaz artık, öyle çok yalnızsın.'
PAPUR

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder