21 Mart 2016 Pazartesi

Ortadaydı.Ordaydı.Birkaç nefret cümleleri,hırsın yansıması,bencilliğin atlası.Kimse bulamadı.Affetmedik ikimizde.Sisli gözlerinle bakarken bana,zihninden küfür geçen kollarınla kucakladın beni.Kendimden nasıl tiksindiysem,senden de öyle ettim.
Çoğaldığını görüyorum izmaritlerin,oysa hepsini saklayabilirdim hücremde.Duyuyorum rüzgardan söylenenleri.Sakladığım bütün herşeyi kendi isteğine bıraktım.Kendi istekleriyle yok olacaklar.Duyduklarıyla.
Sıyrıldım saldırganlığımdan,yalnızım artık.Yalnız olduğumu dile getirecek kadar yalnızım.Sesi kısılan sitemler var önümde.Gitmeyeceğim dedi,gitmemi istedi.Gittim.



19 Mart 2016 Cumartesi


''Yeni kayıt''. Bu butona tıklamayalı 1,5 yılı aşmış. Çok olmuş. İnsan bazen yazma ihtiyacını ertelemeseydi,konuşamadığını hissettiği anda geri dönseydi mahzenine, hafiflerdi belki de bazı şeyleri. Belki artık mahzeni şirin bi eve çevirebilirim. Yada yok olmaya yüz tutmuş taş yığınına.. Bunu zaman gösterecek. O zaman merhaba küçük mahzenim,yaratık geldi.

19 Haziran 2014 Perşembe

Kafka;



Eğer mutluluktan ölünüyorsa bu benim başıma gelmeli. Ve eğer ölüme yazgılı bir mutluluk sayesinde hayatta kalınıyorsa, o zaman hayatta kalacağım." (s.85)

*Güzel kitap.Çok güzel. 

7 Mart 2014 Cuma

Böyle bitsin






Yapmamdan korktuğun şeyi yapacağımı sanıyorsun bir an, tereddüt ediyorsun yerimde mi durmalıyım yanına mı gitmeliyim? Gelme, amacım seni korkutmak değil. Bak buradayım hem, gitmedim daha.

Bırakıyorum, bırakıyorum onu boşluğa, kim bilir kaç saniyede ulaşacak toprağa. Ben gökyüzündeyim şimdi, sen bana ulaşmaya çalışan güzel bir 'mavi'.. Her şeyin iyi olabileceğine inanan küçük bir çocuk.. Kararını sabitlemiş birini intihardan vazgeçirmeye çalışan masum bir umut..
Üzgünüm korktuğun başına gelecek. Üzgünüm hızla çarpan kalbin biraz daha yorulacak bugün. Ve üzgünüm ki, söylediğin ya da söyleyeceğin hiçbir söz beni ikna edemeyecek..

Çoktan adımımı attım çünkü, çoktandır düşüyorum aslında bu gökyüzünden. "Ellerimden tutmaya çalışma." diyemem, bu gerçeği yüzüne vuramam, geç. Bak vakit geçiyor, geciktin bir kez daha. Bir kez daha yenildin inancına.. Saate ihtiyaç yok, gözlerini kapadığında duyduğun şey zaman işte. Bu kuşlar, bu yere düşen taşların sesi, aşağıda oluşan kalabalığın gereksiz gürültüsü.. Bunlar zaman.. Akıp geçiyor. Gözlerini açtığında da güneşin batışı çıkıyor karşına. Son defa. "Son defa bakmalıyım bu güzelliğe" diyorum, "Son defa batıyor güneş benim için". İçinden neler geçiyor şimdi kim bilir. Belki "Böyle bitmemeli bir yaşam" demek istiyorsun, belki canın tanımadığın biri için acıyor. Belki kâbuslarına gireceğimden şüphelisin içten içe, kendini suçluyorsun belki bu büyük düşüşüm için.
Fakat geç kaldın. Bu kadar alçak ve sana göre bu kadar yüksek yerde anlamını yitiren şey sadece sevgi değil. Hüznün de bir açıklaması yok artık karmaşıklığın da.
--
 Oyun oynuyor.
Giderse eğer, kaybeden kendisi olmayacak yalnızca.
 Saçları dolanıyor boynuna, rüzgar okşuyor onları. İlk defa bu kadar kıyısında hayatın ve ilk defa bu kadar çaresiziz ikimiz de. Ağzımdan çıkanla onun duyduğu farklı şeyler besbelli. Hissettiğimle kalbinden geçenler arasında fark çok. Benim korkum onun korkusuzluğu. Benim herhangi birine duyduğum nefret, onun sevgisi..
--
 Gitme vakti. Bu kadar kalış yeterli. Senin için bırakabileceğim, ufak bir tebessüm. Böyle hatıranda kalayım diye. En temiz haliyle...
-
Ve 'gökyüzündeki' son adımı, bende kalan son gücün çığlığa dönüşüne sebep oluyor.

6 Şubat 2014 Perşembe

26 Ocak 2014 Pazar

Kendini ne zaman yalnız hissedersen gökyüzüne bak ve o anda ihtiyacın olan kişiyle aynı yıldızların,aynı ayın, aynı gecenin altında olduğunu hatırla.
Aslında ona uzak değilsin.

14 Aralık 2013 Cumartesi

''Yani inanmıyorum yazdıklarınıza sevgili milena! beni yalnız ben inandırabilirim galiba. öğretmenler genellikle öğrencilerinin kendilerine vermiş oldukları cevapları yeterli bulmazlar. oysa bir öğrenci öğretmeninin ona öğrettiklerinden daha fazlasını nereden bilebilir ki?.''